2 Nisan 2011 Cumartesi





Deprem ve tsunami sonrasında yanmaya başlayan Japonya’nın Fukuşima nükleer santralında alarm seviyesi 5’e çıktı. Çernobil’de seviye 7 idi. Japon bilim adamları, reaktörleri soğutmak için zamana karşı yarış veriyor.
8.9 büyüklüğündeki depremin ardından zarar gören Fukuşima Nükleer Santrali’nde bulunan 180 kişi, 4 vardiya halinde reaktörleri soğutmaya çalışıyor. Basının bu cesur insanlara yakıştırdığı “Kamikaze” kelimesinin kökeni ise yüzlerce yıl öncesine dayanıyor.

13. yy’da Kubilay Han önderliğinde büyük bir savaş filosu Çin Denizine sefer açılmıştı. Bu dönem de Japon klanları tarihlerinde ilk defa birleşmiş ve kendi aralarında savaşmadığı 1592 Kore işgalinden önceki ilk savaş dönemidir. İnsanların korkuyla beklediği , umudunu kestiği bir zamanda başlayan şiddetli fırtına Moğol gemilerini batırmıştı. Aralıklarla birkaç sefer daha denemede bulunan Moğollar gene aynı rüzgar ve fırtınalarla karşılaşınca coğrafi ve iklim olarak fethetmenin zor olduğuna kanaat getirip bu topraklardan uzaklaşırlar. Bu savaştan sonra bushidoo eğitimiyle yoğrulan Japon beden ve ruhları uluslarının yenilmez olduğuna dair bir inanış geliştirecekti.

Kendilerininin hayatta kalmasını sağlan bu rüzgara Japonlar sağanak anlamında Çin kökenli “İlahi rüzgar” ”Shimpu” demişlerdir.
Çin alfabesinde “Shimpu” olarak ifade edilen kelimeyi Japonlar yıllar sonra aynı kanji’yle Kamikaze olarak okuyacaktır. Bilinenin aksine Japonlar bu eylemleri Kamikaze olarak adlandırmayacak tersine Amerikalı çevirmenler kelimeyi savaş sırasında Kamikaze olarak çevirecek ve tüm dünyada böyle kabul görecektir.

Japonlar geleneksel olarak saldırı sırasında “Banzai” kelimesini kullanırlar.Savaş çığlığı olarak kullanılan kelime, ban "on bin" ve sai "yıl" kelimelerinden oluşur ve imparatorlara ya da imparatorların şahsında hitap ederken "onbin yıl yaşa" anlamında bir saygı ifadesi kullanırlar.

1944’te başlayan hava saldırıları Japonlara geçmişlerinin hatırlatacak ve onlarda bu saldırı rüzgarına “Kamikaze “(神風) diyecektir. Yoğun hava saldırılarına karşı tokubetsu kōgeki tai (特別攻撃隊) adlı özel saldırı birimini oluşturan Japonlar daha da elit bir birlik olan shinpū tokubetsu kōgeki tai (神風特別攻撃隊, de hayata geçirirler. Ve en son olarak ta Japonlar en ölümcül askeri yapıları olan kamikaze tokubetsu kōgeki tai’yi müttefik kuvvetlerine karşı göreve hazırlar.

Japonya'da sadece Deniz Kuvvetleri birliklerinin üstlendikleri hava intihar saldırısı olan Kaigun Tokkō 海軍特攻 için Kamikaze terimi kullanılıp Kara Kuvvetlerinin saldırı birimi Rikugun Tokkō 陸軍特攻 için kullanılmadığını da not olarak düşelim.Ancak dünyada Hava, Deniz ve Kara kuvvetleri ayrımı yapılmaksızın bütün Japon intihar saldırıları Kamikaze olarak yerleşmiştir.

1942’ye kadar askeri icat peşinde koşan Müttefikler, kısa bir sürede insan ve malzeme kayıplarını telafi edip, öncelikle hava ve deniz hâkimiyetini ele geçirmeyi planladılar.
Sovyetler Birliği doğuda Nazileri mağlubiyete uğratırken Müttefik devletler,batıda İtalya, Normandiya’ya çıkartma yapıp Almanya’ya doğru ilerlemeye başladılar.
Amerikalılar ise, Pasifik’te Filipinler’e çıkartma yapmıştı. Bu durumda, güneydoğu Asya’daki yegane petrol kaynaklarıyla irtibatı kesilmek üzere olan Japonlar yeni bir strateji geliştirmek zorunda kaldı.

Japonya düzenlediği Pearl Harbour saldırısıyla İkinci Dünya Savaşına ABD’ye karşı girerken saldırının etkisiyle kazandığı stratejik üstünlüğü 1942 yılında ABD donanmasının Pasifik harekât alanına girmesiyle önemli ölçüde kaybetmişti. Aynı yıl Midway Savaşında aldıkları yenilgiyle Japonlar savaşta üstünlüğünü yitirmiş ve savaşı Japon ana karasından uzak tutmayı hedefleyerek savunma pozisyonu almışlardı.

ABD ,1943 ve 1944 yıllarında yeni teknoloji uçaklarını ve savaş gemilerini aktif hale getirerek Japonların en önemli deniz ve hava üslerinden biri olan Saipan’ı ele geçirdi. Bombardıman uçakları Japon ana karasını vurmaya başlamıştı. Japonlar yeni taktikler geliştirerek ayakta kalmaya bir yanda da savaş teknolojilerini geliştirmeye ve müttefik kuvvetlerle aşık atmaya çalışıyorlardı. Bu tehlike karşısında o dönemin 12.Hava Grup Komutanı Motoharu Okamura İmparatorluk Donanması Amirali Takijirō Ōnishi’ye farklı bir savaş metodu önerdi.7 Aralık 1941’de uçağında yakıtın sızdığını fark edip düşeceğini anlayarak bir Abd gemisine intihar dalışı yapan Üsteğmen Fusata Lida’yı örnek göstererek onur,ülke ve imparator uğruna binlerce insanın arı kovanı gibi düşmanı sokması gerektiğini savunup kendisinin komutasına 300 uçak verilmesini talep ederek savaşın gidişatını değiştireceğini iddia eder.


BENZİNDEN TASARRUF ETMENİN PRATİK YOLU: KAMİKAZE

20 Ekim 1944’te Müttefiklerin bir sonraki hedefi olan Filipinler’i işgal harekâtı başladı ve ABD kuvvetleri 1942'den beri Japon işgali altında olan Filipinler ‘de başlattıkları genel saldırı çerçevesinde Filipinler'in ortasında bulunan Leyte Adasına bir saldırı düzenledi.
21 Ekim 1944’te pilot Yoshiyasu Kuno’nun başarısız intihar saldırısı girişimi fazla dikkat çekmese de birkaç gün sonra meydana gelecek kanlı saldırıların tetikçisi olacaktı. Tecrübeli pilot Yukio Seki refakatçi uçak gemisi St. Lo'nun hangar güvertesine çarpıp buradaki bomba ve yakıtı infilak ettirdi. Bir anda meşaleye dönen gemi kısa süre sonra ikinci bir uçağa hedef oldu ve hızla battı.

Gemi mürettebatından ölen 114 kişi de, kamikazelerin yol açtığı ilk toplu kaybı oluşturdu. Aynı gün, refakatçi Amerikan uçak gemileri bir kez daha kamikaze hücumuna uğradılar ve yeni kayıplar verdiler. Amerikalılar için korkulu günler başlamıştı.

4 tümen ve 700 gemiyle Palau’dan hareket eden Mütteifik kuvvetleri Generali Thomas Mac Arthur 20 Ekim’de Leyte’ye çıkartma yaptı. Manila’daki Japon uçaklarına Japon gemilerini koruma görevi verildi.Japonların bu görevi verdiği uçakların sayısı sadece 24 muharip uçaktı. 25 Ekim 1944 günü İmparatorluk Hava Kuvvetlerine bağlı 201. Hava Filosunda görevli tecrübeli pilotlar Hiroyoshi Nishizawa, Misao Sugawa, Shingo Honda ve Ryoji Baba ABD sancak gemileri Santee ve Suwanee’ye intihar dalışı gerçekleştirdiler.

Amerikalılar bu ilk hücumda, neyle karşı karşıya olduklarını tam olarak anlayamamışlardı. Bütün Japon uçakları düşürülürken iki tanesinin gemilerine çarptığını görmüşlerdi ki, irtifa keybeden uçak ile düşmana son bir darbe vurmak için dalış, pilotların, ölümle karşılaştıkları zaman uyguladıkları bir davranıştı.

Bölgede görev yapan Amerikan savaş pilotları anılarında “kamikaze” pilotlarının “it dalaşını” (Dog fight) bilmedikleri, uçaklarına ateş açıldığında bile manevra yapamadıklarını, tek amaçlarının Amerikan savaş gemilerine ulaşmak olduğunu yazarak bu saldırıların sinirlerini epey bozduğunu hatta menzilinde bulunan her uçağa derhal ateş açtıklarını ve küçümsenmeyecek sayıda Amerikan uçağı da düşürdüklerini de ekleyelim.
Ayrıca günlüklerde dikkat çeken bir hususta Japon pilotların asıl hedefleri olan uçak gemileri yerine ilk hatta yer alan küçük muhriplerin üzerine intihar dalışı yapmalarıdır.

“büyük bir başarı” olarak gördükleri bu intihar saldırıları, kısıtlı kaynaklarla umutsuzca savaşmaya çalışan Japon komutanlara ilham verdi ve klâsik yöntemler yerine bir intihar birliği oluşturdular.

Pilotlar radarlara yakalanmamak için denizin dalgaları üzerinden gidecek hedefe yakınlaştığında hızla havalanacak ve sonra gemiye olanca hızıyla dalış yapacaklardı.

Hem deniz hem de kara kuvvetlerinin hava birliklerinde oluşturulan özel hücum birliklerinin isminin başına, tarihlerindeki Moğol savaş filosunu batıran ilahi rüzgar “Kamikaze” kelmesini eklediler. Bu elit birliğin personeli için özel üniformalar, armalar ve flâmalar yaptırıldı. Başına imparatorluk bayrağının bandanasını bağlayan pilot göreve çıkmadan önce 31 heceli 5-7-5-7-7 sıralaması ile yazılan Waka şiirini yazıp uçağına “Sakura” çiziyor ve ailelerine bir veda mektubu bırakıyorlardı.

Japon kültürü için önemi büyük önemi olan “Sakura” yani Kiraz ağaçlarının uçuk pembe çiçeklerinin ortaya çıkması kışın bitişi ve baharın gelişini simgeliyor. Tatlı bir meyve vermeyen Kiraz ağacı çiçeklerinin dal üstünde kaldığı sürenin on gün veya en fazla iki hafta olması bu dönemi daha da değerli hale getiriyor.

II. Dünya Savaşı’ndaki intihar pilotlarının son uçuşlarına çıkmadan önce uçaklarına bu çiçeği çizdiği biliniyor.

Saldırı görevleri için uçaklar (kamikaze), tek kişilik torpidolar (kaiten), hücumbotlar (Shinyo) ve mini denizaltılar (koryu), inşa edildi. Hava, kara ve deniz araçlarının yanı sıra balıkadam (Fukuryu) ve üzerine patlayıcı düzenek yerleştirilmiş piyade erleri (Nukaku) görevlendirildi ve savaşta kullanıldı.

İntihar saldırısı pilotları ilk başta , doğrudan verilen emirlerle atanıyorlardı. Bir süre sonra, pilotlardan bu görevlere gönüllü olup olmadıklarını soran bir form dağıtılmaya başlandı ve pilotların bir çoğu gönüllü olduklarını beyan ettiler. Japon İmparatorluk ordusu, intihar saldırısı görevleri için hiçbir zaman pilot sıkıntısı çekmedi. İhtiyaç duyulan Kamikaze pilotu sayısının üç katı olan 20.000 gönüllü görev almak için sıra bekliyordu. Japonların yetişmiş muharip pilotları “Kamikaze” görevlerinde kullanılması yerine 1-2 ay gibi çok kısa bir eğitimden geçirdiği pilotları görevlendirilmesi hava muharebeleri esnasında müttefiklerin usta pilotları tarafından kolayca avlanmalarına, Kamikaze uçaklarının genellikle eski model ve ekonomik ömrünü tamamlamış uçaklardan seçilmesi nedeniyle, saldırı bölgesine uçuş esnasında arızalanarak geri dönmelerine, ya mecburî iniş yapmalarına veya düşmelerine sebep olmaya başlamıştı.

Müttefik savaş gemilerinin intihar saldırılarına karşı hava savunma silahlarına ağırlık vermeleri ve saldırıları karşılamak için uçak gemilerinden havalanan saldırı önleme uçaklarını kullanmaları nedeniyle Japon saldırı uçakları ağır zayiat vermeye başladılar. Savaşın sonuna kadar toplam 4000’e yakın “Kamikaze” pilotu hayatını kaybetti. ABD kaynaklarına göre, Kamikaze görevleri ile batan gemi sayısı 34, hasara uğrayan gemi sayısı 368, ölen denizci sayısı 4900, yaralanan denizci sayısı ise 4800’dü.

0 yorum:

Yorum Gönder